CHP’li Tan:  Suriye’deki GeliÅŸmelerin Olumlu Sonuçlara Kapı Araladığını Düşünüyoruz
(ANKARA) – CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, “Sınır ötesi Kürtler doÄŸru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiÄŸinde Türkiye’ye kendiliklerinden bir güvenlik kuÅŸağı ve OrtadoÄŸu’ya giriÅŸ kapısı oluÅŸturacaktır. Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatı tanınacaksa bu herkes için geçerli olmalıdır. Sunulan olanağın muhatapları da bu fırsatı zamanlıca deÄŸerlendirmeyi, ıskalamamayı bilmeli ve ona göre tutum benimsemelidir. Suriye’deki geliÅŸmelere ana hatlarıyla bu çerçeveden bakıyoruz. Suriye’deki geliÅŸmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz.” dedi.
Tan, sosyal medya hesabından Suriye’deki geliÅŸmelere iliÅŸkin açıklamada bulundu. Tan, ÅŸu ifadeleri kullandı:
“Suriye’de artık SDG yok. Esat devrilip, IŞİD ortadan kalkınca ABD’nin SDG’ye ihtiyacı kalmadı. Avrupalıların ise başı kalabalık. On yıldır iktidarın ABD’nin binlerce kamyonla diÅŸinden tırnağına ağır silahlarla donattığını iddia ettiÄŸi 100 bin kiÅŸilik terörist ordusu, Zagros’tan Amonos’a terör koridoru İsrail’in kapımıza dayanmak için kullanacağı koçbaşı gibi anlatılarının tümüyle palavra olduÄŸu açıkça ortaya çıktı. SDG’nin 2/3’ünü oluÅŸturan yerel Arap aÅŸiretler gücü ve parayı takip ederek taraf deÄŸiÅŸtirdi ve 24 saatte SDG bitti. Dolayısıyla bundan sonra Suriye vilayetler haritası kullanmak daha doÄŸru. ‘Rojava’ yahut ‘DAANES’ denilen Fırat’ın DoÄŸusu ‘Suriye Kürdistanı’ deÄŸildi, hiç olmamıştı. Suriye’de Kürtler Afrin, Kobane ve haritanın ‘ördek gagası’ denilen kuzeydoÄŸu ucundaki Kamışlı, Amude, Derik gibi yerleÅŸim birimlerinde üç ayrı cepte çoÄŸunluk idi. Oysa Irak Kürdistan Bölgesi nüfusunun neredeyse tamamı Kürt ve Irak’ın Kürt nüfusunun neredeyse tamamı da IKB’de yaşıyor.
Ayrıca, IKB ülkenin geri kalanından daÄŸlık topografyasıyla ayrışıyor. Suriye’de Kürtlerin yaÅŸadığı “cepler” ise Afrin istisnası dışında dümdüz. Afrin Kürtlerin belki bin yıllık yurduyken diÄŸer sınıra bitiÅŸik ceplerdeki Kürt nüfus Cumhuriyetin kuruluÅŸ döneminde ayaklanmalar sonrasında Türkiye’den göçmüş veya kaçmış aÅŸiretlerin devamı. IKB’nin de denize çıkışı yok ancak yeraltı zenginlikleri, baÅŸkenti BaÄŸdat’la, komÅŸuları İran ve Türkiye ile geliÅŸtirdiÄŸi iliÅŸkiler de artık yok olan DAANES’ten taban tabana farklı. CHP olarak biz laik Cumhuriyetimizin dış politikasının da seküler olmasını savunuyoruz. Mezhepçi, etnikçi yaklaşımlardan kaçınmayı önceliyoruz. Laik Cumhuriyet yurttaÅŸlığı ile “komünalizm” birbirleriyle baÄŸdaÅŸmaz.
Komünalizm, Britanya İmparatorluÄŸu çökerken İngiltere’ye gelen Hindu, Pakistanlı Müslüman gibi çeÅŸitli azınlık gruplara ‘sizin topluma entegre olmanıza gerek yok, kendinize ayrılan yerlerde ve zümreler halinde yurttaÅŸlık haklarınızdan yararlanın, kendi inancınızla kendi dilinizle sınırlı kalın’ demekti. Laik düzende ise bir diÄŸer sömürge imparatorluÄŸu Fransa’da olduÄŸu gibi devlet inançlar ve etnik kökenler karşısında kör ve sağırdır: YurttaÅŸlar özgürdür, eÅŸittir, kardeşçe yaÅŸar. Dolayısıyla, CHP’nin Kürt yurttaÅŸa da, inançlı yurttaÅŸa da, inanmayan yurttaÅŸa da, Karadenizliye de,Trakyalıya da, milliyetçiye de komüniste de söylediÄŸi belli: Cumhuriyetin anayasal çatısı altında, yasalar önünde hepimiz eÅŸitiz; haklarımız ve sorumluluklarımız aynı.
Türkiye’nin sınırları da belli: Bu sınırlar kanla,ateÅŸle ve çelikle Cumhuriyet kurulurken çizilmiÅŸ, bu sınırların içinde yaÅŸayan halktan modern bir ulus yaratılmış,bu ulusun fertleri Cumhuriyetin eÅŸit yurttaÅŸları olmuÅŸ. Cumhuriyet vizyonu budur. Eksikler giderilerek, yanlışlar düzeltilerek, tarihle yüzleÅŸilerek çıkılacak yol ve varılacak menzil budur. Bunun ötesinde Türk ile Kürt arasındaki gönül bağı Cumhuriyetimizin temel temel harcıdır. Bizim mayamız, tılsımımız baÅŸkadır.Vatanımız, geleceÄŸimiz, hikayemiz ortaktır. CHP olarak bizim için dış politikada akıldan baÅŸka rehber,ulusal çıkarlardan baÅŸka savunulacak konu, ulusal egemenlikten baÅŸka öncelik yoktur. Bu baÄŸlamda CHP Suriye’ye baktığında, Irak’a baktığında, İran’a baktığında her ÅŸeyden önce ayrı ayrı ülkeler görür. CHP Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın halklarının iradelerine saygı duyar. Bu ülkelerin müreffeh, huzurlu,tümleÅŸik yapılara kavuÅŸması için elden gelen desteÄŸin verilmesini, devletlerin kurumsal altyapılarının güçlendirilmesini savunur.
Sınır ötesi Kürtler doÄŸru Cumhuriyetçi politikalar benimsendiÄŸinde Türkiye’ye kendiliklerinden bir güvenlik kuÅŸağı ve OrtadoÄŸu’ya giriÅŸ kapısı oluÅŸturacaktır. Teröristten devlet adamlığına dönüşme fırsatı tanınacaksa bu herkes için geçerli olmalıdır. Sunulan olanağın muhatapları da bu fırsatı zamanlıca deÄŸerlendirmeyi, ıskalamamayı bilmeli ve ona göre tutum benimsemelidir. Suriye’deki geliÅŸmelere ana hatlarıyla bu çerçeveden bakıyoruz. Suriye’deki geliÅŸmelerin olumlu sonuçlara kapı araladığını düşünüyoruz.”





